Artık Muhafazakarların söylediği bir söze hakikaten inanan var mı?


Bu hükümete her şey latife şeklinde geliyor (Fotoğraf: Frank Augstein / POOL / AFP)

Bu hafta Galler Prensi, Hükümetin bu Parlamento için yasama gündemini özetleyen Kraliçe’nin Konuşmasını yapmış oldu.

Bu Hükümet için fazlaca tipik hale gelen yürekli vaatler ve kaygı verici bir detay eksikliğinin olağan bileşimi ile doluydu.

Problem şu ki, bu Tutucu Hükümetin taahhütlerini yerine getirme sicili o denli zayıf ki, üstüne yazıldığı kağıda pek değmiyor.

Konuşmayı kabinesiyle beraber yazan Boris Johnson, o denli sık ​​ve küstahça yalan söylüyor ki, kendisine güvenilemiyor.

Öyleyse, Hükümet konuşmasında yaşam maliyeti krizini ele alacağına söz verdiğinde, onları iyi mi ciddiye alabiliriz?

Kampanyacılar Şansölye Rishi Sunak’ı insanları desteklemek için daha fazlasını halletmeye çağırdılar, sadece o reddetti.

Gene de çalışan insanoğlu üstündeki vergileri artırmaya istekli.

Hükümet bu zor zamanlarda insanlara yardım etme mevzusunda ciddi olsaydı, konuşmalarında bazı yararlı politikalara yer verirdi.

Sadece şu anda İngiltere’deki aileleri etkileyen yaşam pahalılığı krizini direkt ele alacak hiçbir şey yoktu.

İşçi Partisi tarafınca sunulan kolay çözümlerden biri, şu anda büyük karlar elde eden Şimal Denizi petrol ve gaz üreticilerine beklenmedik bir vergi.

Hemen sonra gelirleri, yaşam maliyeti krizini hafifletmek için kullanırdık.

Bununla beraber, Kraliçe’nin Hitabı, ulaşımın iyileştirilmesi, daha temiz ve daha ucuz enerji sağlanması (faturaların Ekim’de 800 sterlin artacağı tahmin edilmesine karşın) ve sokaklarımızı daha güvenli hale getirmek de dahil olmak suretiyle birçok başka taahhüt içeriyordu.

Tüm takdire şayan hedefler – sadece 12 senedir iktidardalar! Onları daha ilkin bu şeyleri yapmaktan alıkoyan ne?

Bu videoyu görüntülemek için lütfen JavaScript’i etkinleştirin ve HTML5 videoyu destekleyen bir web tarayıcısına yükseltmeyi düşünün

Birbirini izleyen Tory hükümetleri, bunu yapmak için ne arzu ne de büyük fikirler gösterdi.

Bu hükümete her şey bir latife şeklinde geliyor – bu beni mide bulandırıyor şundan dolayı Brent’te acı çeken, çalışan ve yiyecek yiyemeyen seçmenlerimle dolu posta kutum – dünyanın en büyük beşinci ekonomisinde şok edici bir durum. dünya.

Gerçek şu ki, Tutucu Hükümet’in sicili başarısızlıklardan biridir. Birçoğunun durumu daha fena ve iktisat gelecek yıl G7’de en yavaş oranda büyümeye hazırlanıyor.

Ve ister ulaşım ağlarımıza yetersiz yatırım olsun, ister yeşil enerjiye gerektiği şeklinde yatırım yapmama, isterse sokaklarımızdaki polis memurlarının sayısını azaltma olsun, bu Hükümetin kendi yarattığı sorunları çözme arayışında kredi almasına izin verilmemelidir.

Bu, birinin buzdolabınızı çalıp sonrasında size bir sandviç sunup minnettar olmanızı beklemesi gibidir.

Ülkenin karşılaşmış olduğu zorluklar fazlaca büyük; yaşam krizinin maliyeti daha ilkin gördüğümüz hiçbir şeye benzemeyecek.

Ek olarak, NHS’mizde senelerce yetersiz fonlamanın peşinden üstün dereceli seviyelerde bekleme listeleriyle bir krizle karşı karşıyayız. Pek fazlaca topluluğumuzun karşı karşıya kalmış olduğu konut krizinden bahsetmiyorum bile – göz ardı edilen başka bir mevzu.

Bir tek Çarşamba günü Michael Gove, Hükümetin yılda 300.000 yeni ev inşa etme manifesto taahhüdünü yerine getirmeyeceğini öne sürdü.

Hükümeti o sırada iyi görünmek ya da kendilerini zor bir durumdan kurtarmak için şeyler söylüyor. Bu tarz şeyleri ifşa etmenin ve hesap vermenin zamanı geldi.

Bu haftanın yasama gündemi, karşılaştığımız zorluğa yükselmeli ve boş vaatler değil, karşılaştığımız sorunları çözmek için yürekli adımlar atmalıydı.

Öncelik, yaşam maliyetini hafifletmek için bir acil durum bütçesi çevresinde odaklanan fiil olmalıydı.

Eylemsizlik kaçınılmaz değil, politik bir seçimdir

Bu hükümet ekonomimizi canlandırmak için yapılması gerekenleri görmezden geliyor, bunun yerine insan haklarımızı sulandırmayı, mültecilere insanlık dışı muameleyi planlamayı yada iklim değişikliği tehdidiyle gerektiği şeklinde savaşım etmeyi reddetmeyi seçiyor. Öncelikleri tamamen yanlış.

Polis ve Kabahat Yasası tek başına Birleşik Krallık’taki insanları yanlış yaptıkları şeyleri protesto etmemeniz için susturmak için belirgin bir girişimdir.

İnsanlar Margaret Atwood’un Damızlık Kızın Öyküsü’nü okumamışlarsa okumalarını tavsiye ederim – şundan dolayı bu şekilde başlıyor.

Muhafazakarlar, İşçi Partisi’nin ve kampanyacıların benzer şekilde talep etmiş olduğu bir şeyi vaat etseler bile – mesela dönüşüm terapisinin yasaklanması şeklinde – yarım kalmış.

Siyaset bir tek trans kişilerin korunmasını içermekle kalmıyor, bununla beraber Hükümet, bir erişkin buna izin verirse eşcinsel dönüşüm terapisine gene de izin vereceğini söylemiş oldu.

LGBTQ+ topluluğuna ne büyük bir ihanet!

Sadece en büyük başarısızlıklardan biri, bayanları korumak için tedbir alınmamasıdır.

Ben Hanım ve Eşitliklerden Görevli Gölge Dışişleri Bakanı iken, bayanları Hükümette karar almanın ön ve merkezine koyma sözü vermiştik – bayanları negatif ve orantısız bir halde etkilememesini sağlamak için her siyaset uygulamadan ilkin kontrol edilecekti.

Ülkemizin sokaklarında bayanların kendilerini tehlikede hissettikleri, ekonomik krizlerden ve kurumsal hanım düşmanlığından en fazlaca zarar görmeye devam ettikleri bir dönemde, bayanları destekleyecek politikaların olmaması utanç vericidir.

Hanımefendiler için gerçek bir plan yapmamızın zamanı geldi. Politikalar hanımefendilere yardım ederse, her insana yardım edeceğini güvence edebilirim.

Bu Kraliçe’nin Hitabı benim için büyük bir güce haiz olan sadece çaresiz ihtiyacı olanlara yardım etmeyi reddeden bir hükümetin zarar verici kaçırılmış bir fırsatıydı.

2007’de Kraliçe’nin Konuşmasını ikinci kez yapma onuruna haiz olduğumda, bu bizlere bir İşçi Hükümetinin yapabileceği farkı ve insanları hakikaten önemseyen ve geleceğe dair umudu olan bir hükümetle neler başarabileceğimizi gösterdi.

O halde hiçbir süre unutmayalım ki eylemsizlik kaçınılmaz değildir, bizim tarafımızda olmayan bu zalim ve kalpsiz Tutucu Hükümetin siyasal bir tercihidir.

Paylaşmak istediğiniz bir hikayeniz var mı? jess.austin@metro.co.uk adresine e-posta göndererek iletişime geçin.

Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlarda paylaşın.

DAHA: Boris ve Keir, Queen’in konuşma tartışmasında milletvekilleri alay ederken birbirlerine gölge düşürdüler

DAHA: Kabahat, eğitim ve Brexit: Kraliçe’nin Konuşmasından mühim çıkarımlar

DAHA: Kraliçe’nin Hitabı, yıkıcı iklim protestolarına yönelik büyük baskıların ana hatlarını verecek

Comments are closed.