Eski bir toplumsal sistemde kök salmış önyargı Hindistan’dan Kanada’ya iyi mi göç etti?


Gurpreet Singh geçen güz bavullarını toplayıp Hindistan’dan Ontario’ya ulaştığında, kısa süre sonrasında Kanada’daki bazı Kızılderililerin kendi vatanlarında geride bırakmadıkları bir şey bulunduğunu öğrendi: önyargıları.

Ont., Oshawa’daki Durham College’daki insan kaynakları yönetimi talebesi, kast sistemi olarak malum eski Cenup Asya toplumsal yapısında bir dışlanmış olarak görüldüğünü, sadece Kanada’daki Kızılderililerden Hindistan’da olduğundan daha çok ayrımcılığa maruz kaldığını söylemiş oldu.

Singh, “Ortalama beş aydır buradayım ve bu ülkede kendi Punjabi topluluğumdan daha agresif yada ağırlaştırılmış bir şekilde karşılaştım.” Dedi. “Bu kasttan ya da kasttan geldikleri için gururla göğüslerini dövüyorlar.”

Hindistan, Kanada’ya göçmenlerin ana deposudur. Hem de hem Kanada’ya hem de ABD Birleşik Devletleri’ne giden internasyonal öğrenciler için büyük bir boru hattı ve bazı üniversiteler kast temelinde ayrımcılık mevzusundaki endişeleri not alıyor.

ABD’deki en büyük dört senelik devlet üniversitesi sistemi olan California Eyalet Üniversitesi, Ocak ayında ayrımcılık yapmama politikalarına hususi olarak kast ekledi. Ottawa’da, Carleton Üniversitesi’ndeki bilimsel niteliği olan personel derneği, kast temelli ayrımcılığı politikalarına dahil etmek için Kasım ayında bir önerge kabul etti.

Kasım ayında, Carleton Üniversitesi Bilimsel niteliği olan Personel Derneği, ayrımcılık karşıtı politikalarına kast ayrımcılığının eklenmesi çağrısında bulunan bir önergeyi kabul etti. (Danny Globerman/CBC)

Singh, Oshawa’daki bir tanıdığıyla kendisine hitap etmek için kastçı bir aşağılama kullandıktan sonrasında onu şok eden bir konuşmayı hatırladı.

Singh, “Şu anda Hindistan’da olsaydın, parmaklıklar ardında olacağın mevzusunda onunla yüzleştim… Bu kelimeyi söyleyen kız hiçbir şey bilmiyormuş benzer biçimde davrandı, niçin rahatsız edici, vb.” dedi Singh. “Beynine en kolay şekilde yerleştirmek için kelimeyi N-kelimesiyle eşitledim.”

N-kelimesinin Siyah insanoğlu için bir karalama bulunduğunu bilmesinin “acayip” bulunduğunu söylemiş oldu, “fakat Hindistan’da 23 yıl yaşadıktan sonrasında bile, onun hakkında hiçbir fikri yoktu ya da en azından hiçbir fikri yokmuş benzer biçimde davrandı. bir tek fazlaca rahat söylemiş oldu.”

Hindu kast sistemi, insanları soylarına gore dört alt topluluğa ayırır – Brahminler, Kshatriyalar, Vaishyas ve Shudras – ve bir kişinin kastı çoğu zaman soyadıyla tanımlanabilir. Dört ana kast ek olarak 3.000 kast ve 25.000 alt kasta bölünmüştür.

Kast geleneği dini aşar. Ataları Sihizm’i yada Hıristiyanlığı benimseyen Hindu soyuna haiz birçok Hintli, soyadlarını ve kast tanımlarını korudu.

Singh, üyeleri Dalitler olarak da malum planlanmış bir kasta aittir. Kast sistemine gore, planlanmış kastlar cemiyet dışıdır ve toplumsal düzene ilişik değildir.

Singh, kastını belirlemek için tam adının istendiğini söylemiş oldu. (Gurpreet Singh tarafınca gönderildi)

2011 nüfus sayımına gore, planlanan kastlar Hint nüfusunun yüzde 16,2’sini oluşturuyordu. 2018’den 2020’ye kadar Hindistan Ulusal Kabahat Kayıtları Bürosu, planlanmış kastlara karşı 50.202 kayıtlı kabahat yada “vahşet” vakası kaydetti. Topluluktan aktivistler uzun süredir kast baskısına karşı savaşım ediyor.

Singh’in soyadı aslen kastını belirten Badhan’dı. Resmi belgelerde bile kullanmayı bıraktı, sadece Kanada’da insanların topluluğunu tanımlayabilmesi için tam adının istendiğini söylemiş oldu.

Singh, “Birkaç kez kimliğimi gizlemek zorunda kaldım” dedi. “İki kez yalan söylemek zorunda kaldım. Onlara Jatt topluluğundan geldiğimi ve soyadımın başka bir şey bulunduğunu söyledim bu sebeple izole olabileceğimi hissettim ve kimse evden bu kadar uzaktayken bu şekilde duymak istemez.”

Kastizm zarar verebilir

Carleton Üniversitesi’nde tarih bölümünde doçent olan ve planlanmış kastlardan insanların haklarının savunucusu olan Chinnaiah Jangam, kastizmin göçmenlere uzun solukta zarar verebileceğine inanıyor.

Kitabın yazarı Jangam, “Bu geçmişlerden gelen bir talebe yada çalışan, kendi kimliğini ifade etmekte kendini rahat hissetmeyecek ve kendileri olmaktan hastalık duymayacak” dedi. Dalitler ve çağıl Hindistan’ın yapımı ve Carleton’ın bilimsel niteliği olan birliğinin ayrımcılık karşıtı politikalarına kast ekleme girişimine öncülük etti.

Meera Estrada, Toronto’daki popüler kültür şovunun sunucularından biri kultur’D Global News radyosunda, Kanada’da dünyaya geldi fakat çocukluğundan beri bir Dalit bulunduğunun bilincinde bulunduğunu söylemiş oldu. Hint kökenli öteki insanoğlu topluluğunu minik görmüş olduğu için kimliğini sık sık gizledi.

Gujarati dil kurslarına gittiğini ve ne işe yaradığını soran insanları hatırladı. samajyada ilişik olduğu topluluk. Estrada, “İnsanlar hangi gruba ilişik olduklarını söylemekten oldukça gurur duyuyorlardı, sadece daima Brahman grubu ya da sözde üst kasttı” dedi.

Hindistan, 1955’te, bir zamanlar planlanmış kastları dışlama uygulamasını tanımlamak için kullanılan bir terim olan “dokunulmazlığı” ortadan kaldırmak için bir yasa çıkardı. Sadece Estrada, 20’li yaşlarında daha belirgin hale gelen Dalitlere karşı toplumsal damganın devam ettiğine inanıyor.

“Teyzeler mandirler [temples] çöpçatanlık hayata geçirmeye çalışırken daima ‘Oh, bu iyi bir aileden gelen iyi bir çocuk’ derdi. Buradaki ima, onun daha yüksek bir kasttan olduğuydu ve eğer bu iyinin eşdeğeriyse, ben kimim? iyi değil miyim?”

Yalnız Brahman grubu

Bir çöpçatanlık Feysbuk grubu, Kanada Samast Brahman Derneği’nin 4.100 üyesi var. Grubun açıklaması, “hedefinin tüm Brahminleri tek bir çatı altında birleştirmek ve öteki tüm Brahman organizasyonlarında hizmet verebilirken” bulunduğunu söylüyor.

Yönetici Jagruti Bhatt, Gujarati’deki bir röportajda, Feysbuk grubunun yalnızca Brahman kastının üyelerini kabul ettiğini söylemiş oldu, sadece sonrasında grup tarafınca düzenlenen etkinliklerde tüm kastlara izin verildiğini de sözlerine ekledi.

Bhatt, “Yalnızca Brahminlerin gruba girmesine izin veriyoruz. Değişik topluluklara hitap etmek için değişik kuruluşlar var. Aynı şekilde, bizimki de yalnızca belirli bir kast için.” Kastizmin grubu vesilesiyle teşvik edilmiş olduğu suçlamaları hakkında yorum yapmaktan kaçındı.

Estrada, bu tür grupların varlığının “oldukça iğrenç” bulunduğunu söylemiş oldu. “Mesela, bunun bir tek beyazlara özgü bir şey bulunduğunu hayal edin. Neredeyse oradaki farkı göremiyorum bile” dedi.

Halifax’taki Saint Mary Üniversitesi’nde dini emekler ve hanım ve toplumsal cinsiyet emekleri doçenti olan Sailaja Krishnamurti, bu tür ağların tesirinin kaygı verici bulunduğunu söylemiş oldu.

“İnsanların göç ederken iş bulmalarına destek olmak için topluluklarını ve aile ağlarını çoğunlukla kullandıkları iyi malum ve iyi malum bir gerçektir. Dolayısıyla, bu, istihdama erişim açısından olanlar üstünde direkt bir etkiye haiz olabilir” dedi. .

Uzun süredir göçle kastın Cenup Asya’nın ötesine geçeceği tahmin ediliyordu.

Hindistan anayasasını hazırlayan komiteye başkanlık edecek olan Hintli bir hukukçu Bhimrao Ramji Ambedkar, 1916’da kastın potansiyel olarak küresel bir problem haline gelebileceği mevzusunda uyardı. Dokunulmazlık terimine karşı çıktı ve eski bir Hindu hukuk kitabı olan Manusmriti’nin bir kopyasını yaktı.

Ambedkar, tezinde “Hindular dünyanın öteki bölgelerine göç ederse, Hint kastı bir dünya problemi haline gelir” diye yazdı. Hindistan’daki Kastlar.

Comments are closed.