Jools Holland sıhhat: ‘İnsanlar bundan ölmüyor mu?’ – şok prostat kanserinde yıldız


Squeeze’in müzisyeni ve eski grup üyesinin artık kanserden kurtulmuş olduğu, sadece başkalarını kayıtsız kalmamaya ve yaşam kurtarmak için kanserin emarelerini öğrenmeye teşvik etmek için yaşamış olduğu sıhhat çilesi hakkında konuşuyor. Yıldız, rutin bir kan testi esnasında teşhis konmadan ilkin “hiçbir semptomu” olmadığını söylediği için Hollanda için son aşama kişisel bir mevzu. Hastalıkla ilgili farkındalığı çoğaltmak için İngiltere Prostat Kanseri derneği ile beraber çalışan Holland, “Her neyse ki başarı göstermiş bir halde tedavi edildim, sadece daha çok insan risklerinin bilincinde olup hastalığa erken yakalanırsa, o süre daha çok yaşam kurtarılabilir” dedi.

Cancer Research UK, Birleşik Krallık’ta her yıl ortalama 52.300 yeni prostat kanseri vakası bulunduğunu açıklıyor. Tipik olarak yaşlı erkekleri etkileyen her 10 yeni vakadan dördü geç bir aşamada teşhis edilir.

Bunun sebebi, prostat kanserinin çoğu zaman herhangi bir emareye niçin olmamasıdır, bu yüzden birçok şahıs hastalığı fark etmeden ilkin senelerce taşır.

Holland’ın başına gelen de tam olarak buydu: “2014 senesinde rutin bir kan testi yaptırıp teşhis konulana kadar prostat kanserine dair hiçbir farkındalığım yoktu, fark ettiğim hiçbir emare yoktu.

“İnsanlar çoğu zaman ‘bu öteki insanların başına gelen bir şey’ diye düşünür. Değişik hissettiğim söylenemez.

DAHA FAZLA OKUYUN: İnme: Sufferer ilk semptomlarını ayrıntılarıyla konu alıyor – ‘Özetlemek gerekirse kolumu kullanmayı kaybettim’

“Aniden hasta hissettim şeklinde değil, aniden kafanızda şu şey asılı duruyor ve ‘bir dakika, tüm bunlardan insanoğlu ölmüyor mu?’ diye düşünüyorsunuz.

“Açıkçası bu kaygı vericiydi, fakat sonrasında Profesör Waxman ile konuşmaya başladığımda, erken yakalanırsa bununla başa çıkmanın her türlü yolu bulunduğunu fark ettim.”

Prostat Kanseri İngiltere’nin desteğiyle Holland, adamların bu durum için risk altında olup olmadıklarını görmek için yardım kuruluşunun internet sayfasını kullanmalarını tavsiye etti. Bunu bir “başlangıç ​​noktası” olarak nitelendirerek, bireylerin ne kadar risk altında olduklarını “süratli bir halde” öğrenebileceklerini ve arkasından rutin bir denetim yapabileceklerini söylemiş oldu.

“Bir şeyin ortaya çıkmış olduğu o rutin testi yaptırmamış olsaydım, o süre bu mevzuda bir şey yapmak için fazlaca geç olana kadar devam ederdim” diye devam etti.

KAÇIRMAYIN:

“İşte bu yüzden adamların prostat kanseriyle ilgili gerçeklerin bilincinde olmaları ve risklerini anlamaları hakikaten mühim.

“Önerebileceğim bir şey, İngiltere’deki Prostat Kanseri internet sayfasına ve bu hastalığa haiz olma riskinizin ne işe yaradığını oldukça süratli bir halde öğreneceğiniz risk denetim sayfalarına gitmek. Ve en azından bu bir başlangıç ​​noktası.

“Bence dışarıda prostat kanserinden haberdar olmayan binlerce ve binlerce adam ve bu tür şeyler hakkında konuşmayı zor gören birçok adam olacak.

“Konuşmaktan korkmamak fazlaca mühim şundan dolayı bir şeyi erkenden tartışıp ele almak, fazlaca geç olana kadar bırakmaktan fazlaca daha iyidir.”

Holland’ın bahsetmiş olduğu bu “risk” faktörleri, çoğu zaman 50 yaşın üstündeki erkekler için geçerlidir, hem de ailede prostat kanseri öyküsü var ise. Hayır kurumu, bu risk faktörlerinden herhangi birine haiz olan adamların semptomları olmasa bile pratisyen hekimleriyle konuşmaları icap ettiğini belirtiyor.

Son araştırmalar ek olarak aşırı şişman yada obez olmanın da prostat kanserine katkıda bulunan bir unsur olabileceğini göstermiştir. Aslen akademisyenler, BMI (vücut kitle indeksi), bel çevresi ve bel-kalça oranı alınan UK Biobank çalışmasına kayıtlı 218.237 erkeği inceleyen mevzuyla ilgili önceki verilere baktı.

Bu bireyler ondan sonra averaj 12 yıl süresince seyredildi. Bu ilk süreden sonraki takip döneminde toplam 661 adam prostat kanserinden öldü.

Ölenlerin sıhhat verilerini çözümleme eden ve ölmeyenlerle karşılaştıran araştırmacılar, bir adamın BMI skorundaki her beş ek puan için prostat kanserinden ölme olasılıklarının yüzde yedi daha çok bulunduğunu buldu.

Bu, aşırı kiloluluğun mide, karaciğer, pankreas ve böbrek dahil olmak suretiyle öteki 13 kanserle bağlantılı olmasına karşın, prostat kanseri ve kilo arasındaki ilişki bilim adamları tarafınca daha yeni keşfedilmeye başlandığı için tehlikeli sonuç bir kanıttır.

Prostat kanserini teşhis etmeye destek olacak herhangi bir kontrol yoktur, sadece yaygın olarak kullanılan bir kontrol kanda PSA testidir. Bu, bir kişinin prostata özgü antijen seviyelerini ölçer ve daha yüksek seviyeler bir şeylerin yanlış olabileceğini gösterir. Güvenilmez olduğundan tek başına bir PSA testinin prostat kanserini teşhis etmek için kullanılamayacağını belirtmek önemlidir. Bundan dolayı, MRI yada biyopsi şeklinde öteki testler de kullanılır.

Testten sonrasında prostat kanseri teşhisi konulursa, bireylere gerekseme duydukları doğru tedavi yöntemi hakkında informasyon verilir. Yeterince erken yakalanırsa, prostat kanserinin derhal tedaviye ihtiyacı olmayabilir. En iyi seçenek, hastanın yaşına ve genel sağlığına bağlıdır.

NHS İngiltere’nin ulusal kanser klinik direktörü Profesör Peter Johnson, Holland’ın görüşlerini yineliyor: “Jools’un deneyiminin gösterdiği şeklinde, prostat kanseri erken bir aşamadayken çoğu zaman hiçbir semptom göstermez – bu yüzden adamların prostat kanseri risklerinin bilincinde olmaları yaşamsal derecede önemlidir. ve bunu GP’leriyle tartışırken kendinizi rahat hissedin.

“Sadece o süre kanser yayılmadan ilkin daha çok erkeği erken teşhis etmeye destek olabiliriz.”

Comments are closed.