Marmara Depremi’nin acı izleri hâlâ hafızalarda tazeyken, bu felaketin hemen ardından hayatlarını yeniden şekillendiren bir çift, duyarlı yaklaşımlarıyla takdir topluyor. Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yaşayan Bülent ve Elif Şentürk, yaşadıkları travmalardan güçlenerek ve gönüllü çalışmalara aktif katılarak, afet sırasında ve sonrasında toplumun yardım elini uzatma konusunda örnek teşkil ediyorlar.
1999 yılındaki depremin en ağır darbelerinden biri, Şentürk ailesinin üzerindeydi. Ailesini kaybeden ve enkazdan sağ çıkarılan Bülent Şentürk, bu büyük acının ardından psikolojik engellerle mücadele ederek, 2009 yılında AKUT aracılığıyla gönüllü olmayı seçti. Bu karar, onun hayatında yeni bir başlangıca kapı araladı ve tanışmalara da vesile oldu. Aynı zamanda ailesinin de depremzedeler ve yardım toplumu ile bağ kurmasıyla, aile içi dayanışma güçlü bir şekilde pekişti. Çift, eğitimlerini ve faaliyetlerini İstanbul’da yürütürken, deprem ve afet bilincinin yaygınlaştırılması için çaba sarf ediyorlar.
Yıkıcı Marmara Depremi’nin savaşını anlatan Bülent Şentürk, yaşadığı olayları şu sözlerle aktardı: “Enkaz altında olmanın korkusu ve çaresizliği hiçbir kelimeyle anlatılamaz. Ailemi kurtarmak için verdiğim savaş sırasında, acının ve umutsuzluğun dibine vurmuştum. Ancak bu süreç, bana insanların yardımına ihtiyaç duyduğumda, bir yardım eli uzatmanın ne demek olduğunu öğretti. Bu yüzden, şimdi ben ve eşim, afet bölgelerinde çalışmalar yaparak, aslında kendimize ve yaşadıklarımıza anlam katıyoruz.”
Gönüllü çalışmalarını sürdüren çift, afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine de vurgu yapıyor. Elif Şentürk, ailelerine ve çocuklarına bu bilinci kazandırmaya büyük önem verdiğini belirtiyor. Çocuklarının içselleştirdiği bu bilinç, onların artık afet anında daha bilinçli hareket etmelerini sağlıyor. Birlikte yürüttükleri bu çalışmalarda, afetlerin her zaman olası olduğunu ve bunun için toplumun her kesiminin hazırlıklı olması gerektiğini vurguluyorlar. Şentürk ailesinin hikayesi, sadece bir afet sonrası yeniden diriliş değil, aynı zamanda en büyük yardımın, dayanışma ve bilinçle mümkün olabileceğinin canlı bir kanıtıdır.
